
AÇILIŞ KONUŞMASI
Öncelikle hepinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyor, sizleri kıtaların birleştiği nokta olan, Türkiye’nin göz bebeği İstanbul’da görmekten duyduğum mutluluğu ifade ederek,
Hepinize hoş geldiniz demek istiyorum.
İlki geçtiğimiz yıl Kasım ayında Dubai’de yapılan “Sivil Havacılık Müzakereleri” Konferansı için bu sene ülkemizin ev sahibi olarak seçilmesi şahsım ve ülkem adına bir gurur kaynağı olmuştur. Bu fırsatı sağlayan ICAO Sekreteryasına tüm katılımcılar ve ülkem adına teşekkürlerimi iletiyorum.
2010 Yılının Avrupa kültür başkentliğini yapacak olan İstanbul’da sizleri ağırlamaktan dolayı oldukça mutlu ve sevinçli olduğumu da bilmenizi isterim.
Uluslararası hava taşımacılığı, ICAO standart ve tavsiye kararlarına ilave olarak, ICAO nezdinde tescil ettirilmiş olan ve üye ülkeler arasındaki ticari hakların düzenlendiği 4000 adet İkili Hava Ulaştırma Anlaşması hükümleri doğrultusunda yürütülmektedir.
ICAO’nun girişimleriyle artık geleneksel hale gelmesi gerektiğine inandığımız bu Konferansla; Üye Devletler mevcut veya potansiyel partnerleriyle bir merkezde toplanıp, müzakereler yaparak zaman ve para konusunda tasarrufta bulunabileceklerini keşfetmiş bulunmaktadır.
Saygıdeğer Katılımcılar,
Hepimizin bildiği üzere hava taşımacılığı sosyo-ekonomik gelişimde katalizör olarak Türkiye dâhil tüm ülkeler için önemli ve vazgeçilmez bir hizmet sektörü olarak ön plana çıkmaktadır.
Bu durum, söz konusu sektörü, uluslararası kurallara uygun şekilde idare edecek ve üyelikten kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirecek yeni bir organizasyon kurulmasını zorunlu kılmaktadır.
Gerek sektörün gereğince yönetilmesi ve gelişmesinin sağlanması, gerekse de uçuş emniyeti ve havacılık güvenliğinin uluslararası standartlara uygun olarak sağlanması amacıyla görev yapmakta olan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, ülkemizde düzenleme, denetleme ve yaptırım uygulama konularında yetkili bir otorite olarak 2005 yılında yeniden yapılandırılmıştır.
Bu kapsamda ICAO, ECAC, Avrupa Birliği, EASA, EUROCONTROL gibi teşkilatlar tarafından yayınlanan mevzuatın uyumlaştırılması çalışmalarına da hız verilmiştir.
Değerli Katılımcılar,
Türkiye’de hava taşımacılığının serbestleşmesi ve rekabet ortamının oluşturularak, halkımıza daha kaliteli ve fırsat eşitliğine dayanan hizmetin ulaştırılması amacıyla, hükümetimizin büyük desteği neticesinde sivil havacılık alanında birçok önemli projeyi hayata geçirdik.
Projelerin başlamasının üstünden çok değil sadece iki yıl geçmişken, Türkiye uluslararası örgütlerin 2015 yılı için öngördüğü 55 milyon yolcu sayısına ulaşmış ve tahminlerin çok üstünde bir gelişme göstererek 10 yıl önceden bu yolcu sayısını yakalamıştır.
Geldiğimiz noktanın fotoğrafını sizlere göstermek için bazı rakamları paylaşmak istiyorum.
2002 yılında sadece THY tarafından 2 merkezden 25 noktaya gerçekleştirilen iç hat seferleri, bugün 5 havayolu tarafından 7 merkezden toplam 45 noktaya gerçekleştirilme imkanına kavuşturulmuştur.
2002 yılında, iç hatlarda 8.5 milyon olan yolcu sayımız, 4 katı artarak 34.5 milyona ulaşmış, Dış hat yolcu sayımız ise 25 milyondan 41 milyona yükselmiş, böylece iç ve dış hatlarda taşınan yolcu sayımız geçtiğimiz yıl 74 milyona ulaşmıştır.
Havaalanlarımızda 2009 yılı Ağustos sonu itibariyle, 56 milyon 283 bin yolcuya hizmet verilmiştir.
2002 yılında hava taşıma işletmelerinin cirosu yaklaşık 2.2 Milyar Dolar iken bugün 8 Milyar Doları aşmıştır.
Havacılık sektöründe çalışan personel sayısı 2002 yılında 48 bin 790 iken, bu rakam bugün 100 bine ulaşmıştır. Kısacası son 6 yıl içinde yaklaşık 50 bin kişiye istihdam yaratılmıştır.
Kısacası,
Türk sivil havacılığında yolcu sayısı son dönemde dört kat artmış, uçak sayısında yüzde yüzün üzerinde yükselme yaşanmış ve Türk halkı uçmaya başlamıştır.
Sektörde bugün itibariyle 3’ü kargo olmak üzere 17 Havayolu, 66 Hava Taksi, 31 Genel Havacılık, 11 Balon ve 40 Zirai İlaçlama işletmesi bulunmaktadır.
32 Adet bakım organizasyonuna ilave olarak 16’sı uçuş eğitim ve 14’ü tip eğitim organizasyonu olmak üzere toplam 62 eğitim organizasyonu sektörün eğitim ve bakım ihtiyacını gidermek üzere faaliyette bulunmaktadır.
Saygıdeğer Katılımcılar,
Türkiye olarak 37 Avrupa, 37 Asya, 16 Afrika, 5 Amerika ve 2 Avustralya kıtası ülkesi olmak üzere toplam 97 ülke ile ikili hava ulaştırma anlaşmamız bulunmakta olup, bu Konferansın bitiminde bu sayıyı en az 100’e çıkarmayı planlıyoruz.
Genel Müdürlüğümüz 2009 yılının ilk dokuz aylık döneminde ise 21 ülke ile ikili sivil havacılık müzakeresi gerçekleştirmiştir.
Söz konusu artışa paralel olarak 2008 yılında dış hatlarda taşınan 41 milyon yolcu ile dünya yolcu trafiğindeki yeri 15'inci sıradan 13'üncü sıraya yükselen Türkiye, bu yıl da dış hat uçuşlarındaki büyümesini sürdürmektedir.
Dış hat uçuş noktalarımızın sayısı ise 2002 yılında 78 iken bugün 130’lara yükselmiş olup, bu çerçevede 2009 yılının ilk 6 aylık dönemindeki transit yolcu sayısında ise yüzde 11,6 artış yaşanmıştır.
Değerli Katılımcılar,
Yaşanan küresel ekonomik krizin ardından Avrupa’da hava trafiğinin artmaya devam ettiği tek ülke Türkiye olmuş ve bu durum EUROCONTROL tarafından da teyit edilmiştir.
Havaalanlarına yönelik altyapı çalışmalarını her geçen gün arttıran Türkiye, ICAO standartları çerçevesinde 16 tane Havaalanı sertifikalandırmıştır.
Sektörde yaşanan tüm bu gelişmelerin etkin bir şekilde sürdürülmesini teminen yeni havaalanları yapmak yerine mevcut havaalanlarının standartlarının yükseltilmesi ve altyapılarının iyileştirilmesi yönünde bir çalışma içine girilmiştir.
Bu dönemde 6 havaalanımız belirtilen şekilde vatandaşın hizmetine sunulmuştur. Bununla birlikte, havaalanı terminal binalarının yapılmasında bütçe dışı finansman modeli olan ve dünyada Türk modeli olarak da bilinen Yap-İşlet-Devret modeli uygulanmıştır.
Gelinen noktada, havaalanı terminal işleticilerimiz, yurt içinde yaptıkları başarılı çalışmalar ve edindikleri tecrübe ile yurt dışında gerçekleştirilen pek çok uluslararası ihaleyi kazanarak, terminal yapım ve işletmeciliği konusunda dünyada saygın bir yer edinmiştir.
Değerli Katılımcılar,
ICAO’nun stratejik hedefleri içinde yer alan havacılık emniyeti ve güvenliği ile çevre konuları, Türkiye için de özel önem ve öncelikli konum arz etmektedir.
Genel Müdürlüğümüz mevcut sistem ve operasyon seviyelerinin daha da ileriye götürülerek, kaza ve hadiselerin minimum seviyeye çekilmesi, hatta sıfır seviyesine indirilmesini teminen emniyet ve güvenlik ile ilgili uluslararası standart ve programların ülkemizde uygulanmasını, ana öncelikleri arasında görmektedir.
Havacılık emniyeti ile ilgili olarak ülkemize 2000, 2003 ve 2007 yıllarında 1’i takip olmak üzere ICAO Küresel Emniyet Gözetim Denetleme Programı (USOAP) kapsamında 3 adet emniyet denetimi yapılmıştır.
ICAO’nun Mayıs 2007’de ülkemize gerçekleştirdiği son USOAP denetiminin ardından hazırlanan rapor; ICAO kurallarını etkin uygulama konusunda, Türkiye’nin 190 üye ülkenin ortalamasından yüzde 50 daha iyi bir performansa sahip olduğunu ortaya koymuştur.
Bu alanda özellikle içinde bulunduğumuz bölgede Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle de yakın temas içinde olunması Avrupa bünyesindeki havacılık emniyeti standartlarının harmonizasyonu ve uygulama seviyesi bakımından da büyük önem arz etmektedir.
AB’ye aday konumunda bulunan ülkemizin Avrupa sivil havacılık sistemi ile tam entegrasyonu konusundaki çalışmalara hız verilmiş olup, bu kapsamda EASA ile bir İşbirliği Anlaşması imzalanmıştır.
Öte yandan, Türk sivil havacılık sektöründeki büyüme ve ani gelişimi emniyet önlemlerinin artırılması gereğini de beraberinde getirdiğinden, özellikle İstanbul Atatürk ve Antalya Havaalanları başta olmak üzere uluslararası trafiğe açık tüm hava alanlarımızda kısaca SAFA olarak bilinen uçuş emniyet denetimlerine hız verilmiştir.
Bu yılın başında “2009’da 2009 denetim” sloganıyla çalışmalarına başlayan ve bugün itibariyle, yurt dışından gelen yabancı uçaklara 900 SAFA denetimi gerçekleştiren SHGM denetçileri, Türk tescili uçaklara ise 327 SANA denetimi gerçekleştirmiş, toplamda 1227’ye ulaşılmıştır.
Uçuş emniyetinin sağlanmasına yönelik olarak ATM alanında yapılan çalışmalara da kısaca değinmek gerekirse, Türk Hava sahasında uçuş emniyetinin muhafazasını sağlamak için SMART isimli bir Hava sahasının modernizasyonu Projesi başlatılmıştır.
Bu proje ile bir yandan Türk hava sahasını kullanan hava araçlarına daha emniyetli bir hizmet verilmesi planlanırken diğer yandan da trafiğin daha etkin kullanılarak, yakıt tasarrufu dolayısıyla çevreye olumlu katkı sağlanması planlanmaktadır.
Havacılık güvenliği alanında ise Ülkemizde alınan güvenlik tedbirleri uluslararası standartlara uygun, kamunun güvenliğinden ödün vermeyen, diğer yanda ise seyahat eden halka minimum rahatsızlığı verecek şekilde uygulanmaktadır.
Ülkemizdeki güvenlik tedbirlerinin ICAO ve ECAC normlarına uygunluğu her iki organizasyon tarafından da düzenli olarak denetlenmektedir.
Söz konusu denetimlere gönüllü olarak katılan Ülkemiz tüm denetimlerden başarıyla çıkmış olup, bu vesileyle uluslararası denetimlere her türlü desteği vermeye ve işbirliğine açık olduğumuzu bir kez daha yenilemekte yarar görüyorum.
Değerli katılımcılar,
Çevre ile ilgili her konuda sorumlulukları yerine getirmek ve gelecek kuşaklara yaşanabilir, güzel ve temiz bir dünya bırakmak tüm insanlığın en başta gelen görevlerindendir.
Çevre konusunda 5–7 Ekim 2009 tarihleri arasında Montreal’de düzenlenecek Uluslararası Hava Taşımacılığından kaynaklanan emisyonların azaltılması konusundaki Yüksek Düzeyli Memurlar Toplantısı’nın küresel çevrenin korunması faaliyetlerinde önemli bir yer teşkil ettiğini düşünüyoruz.
Bu çerçevede Avrupa Sivil Havacılık Konferansı (ECAC) ile yaptığımız çalışmalar sonucunda söz konusu toplantıda ECAC tarafından sunulacak olan çalışma kâğıdına desteğimizi kendilerine de ilettik ve burada bir kez daha yinelemek istiyorum.
Söz konusu çalışmaların Aralık Ayında Kopenhag’da düzenlenecek Küresel İklim Değişikliği Konferansı için faydalı sonuçlar sağlamasını temenni ediyorum.
Uzun süredir çalışmalarına devam ettiğimiz, Türkiye’de bir ilk olan Yeşil Havaalanları (Green Airport) Projesi bu yıl içinde hayata geçirilmiştir.
Söz konusu proje havaalanlarının, bulundukları bölgede yaşayan canlılar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla bölgesel ve küresel kirliliğe yol açmasının engellenmesi olarak açıklanabilir.
Ayrıca, başta gürültü olmak üzere, hava ve su kirliliğinin doğal yaşama olan etkilerinin azaltılması ve kontrol altına alınabilmesi için gerekli önlemlerin alınması da hedeflenen konular arasındadır.
Değerli katılımcılar,
Ülkemiz, üyesi olduğu uluslararası örgütlerin yapmış olduğu faaliyet ve toplantılara katılımın yanı sıra, ECAC Koordinasyon Kurul Üyeliği, EUROCONTROL Geçici Konsey Koordinasyon Komite Üyeliği, D–8 Ülkeleri Sivil Havacılık Grup Başkanlığı ve TMAG Başkanlığı gibi söz konusu kuruluşların karar merci olan yönetim kademelerinde aktif olarak görev almaktadır.
Bölgesel işbirliğine ayrı bir önem veren ülkemizin ev sahipliğinde KEİ, D–8, TRACECA, AKDENİZ, AFCAC, TMAG ülkelerinin Sivil Havacılık Genel Müdürleri arasında toplantılar yapılarak toplamda 90’nın üzerinde ülke ile bölgesel işbirliğinin temelleri atılmıştır.
Bölgesel İşbirliği Projesi’nin temel hedefi; Ortadoğu, Kafkasya, Akdeniz coğrafyasındaki ülkelerin ve D–8 ülkelerinin mevcut potansiyellerini birbirleri ile paylaşmalarına imkân sağlayan koşulların oluşturularak, başta bakım ve eğitim konuları olmak üzere sivil havacılık ile ilgili pek çok alanda işbirliği yapılmasını sağlamaktır.
Değerli katılımcılar,
Türkiye olarak havacılıkta hayallerimiz büyük. Yolcularımızı dünyanın her noktasına maksimum hizmet ve konforla ulaştırabilmeyi ümit ettiğimiz bir sektör oluşturma çizgisinde hızla ilerlemekteyiz.
ICAN 2009 Havacılık Müzakereleri Konferansının, dünya genelinde havacılık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve işbirliği imkânlarını ele alma fırsatı yaratacağına inanıyorum.
Katılımcı ülkelerin gerçekleştirecekleri hem ikili müzakere ve anlaşmaların hem de havacılık alanındaki değişik konulardaki iş birliklerinin ülkelere başarılar getirmesini diliyorum.
Bu düşüncelerle, Kıtaların, kültürlerin köprüsü Türkiye’mize bir kez daha hoş geldiniz diyor,
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
ICAN 2009 Havacılık Müzakereleri Konferansı
İstanbul, 28 Eylül 2009