• Tarihçe
  • Organizasyon Şeması
  • Üst Yönetim
  • Stratejik Amaç ve Hedefler
    • Stratejik Amaç ve Hedefler
    • Kalite Politikası - Vizyon - Misyon
    • İlkeler
    • Stratejik Plan
  • Uluslararası İlişkiler
    • Uluslararası Kuruluşlar
    • Avrupa Birliği
    • Bölgesel İşbirliği
    • İkili Havacılık Anlaşmaları
    • Çoklu Havacılık Anlaşmaları
    • Diğer Faaliyetler
  • Mevzuat
    • Ulusal Mevzuat
    • Uluslararası Mevzuat
  • Hizmet Akış Şemaları
  • Hizmet Standartları
  • Raporlar
    • Faaliyet Raporu
    • 2008 Yılı Kurumsal Mali Durum
    • Performans Programı
  • Basında Biz
  • Havacılık İşletmeleri
    • Havayolu İşletmeleri
    • Hava Taksi İşletmeleri
    • Genel Havacılık İşletmeleri
    • Balon İşletmeleri
    • Zirai Havacılık İşletmeleri
    • Uçuş Eğitim Organizasyonları
    • Havaalanı İşletmecileri
    • Terminal İşletmecileri
    • Yer Hizmetleri Kuruluşları
    • Kargo Acentaları
    • Yetkili Hastaneler
    • Yetkili Bakım Kuruluşları
  • HANKOK
    • Hukuki Yapısı
    • Üye Kuruluşlar
    • Raporlar / Dokümanlar
  • Havacılık Güvenliği
  • Pilot Sınavları
  • Formlar
  • Hizmet Tarifesi
  • Havacılık Bilgi Yayını (AIP)
  • Bilgi Edinme
  • Linkler
GENEL MÜDÜR'ÜN MESAJI
Değerli ziyaretçiler,

2010 yılının ilk yarısını sivil havacılık alanında yoğun geçen bir gündemle geride bırakmış bulunuyoruz.

Uluslararası sivil havacılık örgütlerinin açıklamış olduğu dünya ülkelerindeki gerileme rakamlarının aksine, Türk Sivil Havacılık sektörünün 2010 yılında da umut verici atılımlara gelişimine devam ettiğini görmenin mutluluğu içindeyiz.

Havayolu işletmelerimizin her geçen gün büyüyen uçak filoları, uluslararası anlamda yapılan işbirliği ve ortaklıklar, uçuş ağımızın yurt içinde ve yurt dışında giderek büyümesinin yanısıra Genel Müdürlüğümüzün uluslararası arenada elde ettiği başarılar, bu yıl da çok önemli gelişmeler yaşanacağının sinyallerini veriyor.

AB üyesi olmadan ECAC’ın yönetim kurulunda ilk kez görev alan ve geçtiğimiz yıl ikinci kez bu göreve yeniden getirilerek önemli bir başarıya daha imza atan Türkiye, şimdi de Avrupa’nın sivil havacılık eğitiminden sorumlu koordinatör ülkesi seçilerek başarılarını taçlandırmıştır.

ECAC’ın Şubat ayında Madrid’de gerçekleştirilen Yönetim Kurulu toplantısında, Avrupa sivil havacılığındaki eğitim politikalarının belirlenmesi ve uygulanmasında Türkiye’nin koordinatör ülke olmasına, başkanlığının da şahsım tarafından yürütülmesine oy birliği ile karar verilmiştir.

Eğitim konusunda bugüne kadar oluşturulmuş herhangi bir çalışma grubu ve politikası olmayan ECAC’da alınan bu görev ile, 44 ülke adına eğitim konusunda inceleme, araştırma, değerlendirme, politika üretme faaliyetleri gibi Genel Müdürlüğümüzü çok önemli ve yoğun bir gündem beklemektedir.

Eğitim alanında ilgili ECAC mevzuatının oluşturulmasından toplantı ve seminerler gerçekleştirilmesine varıncaya kadar bir dizi görevi yürütecek olan Genel Müdürlüğümüz bu çerçevede ilk olarak Haziran ayı sonunda Avrupa ve komşu ülkelerin katılacağı geniş çaplı eğitim konferansı düzenlemeyi planlamaktadır.

Bölgesel işbirliği toplantıları ile temelleri atılan Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada eğitim ve bakım merkezi olma projesinin, ECAC’da üstlenilen eğitim başkanlığı göreviyle ivme kazanacağı ve yakın gelecekte Türkiye adına çok önemli fırsatları beraberinde getireceğini düşünüyoruz.

Değerli Ziyaretçiler,

Uluslararası arenada bu yıl ülkemiz adına yaşanan diğer bir önemli gelişme de, AB Komisyonu ile sivil havacılık alanında Yatay Anlaşma parafe edilmesidir. AB Komisyonu ile yapılan 8 turluk seri toplantılar sonunda, 25 Mart 2010 tarihinde Brüksel'de Ulaştırma Bakanlığımız ve AB Komisyonu yetkilileriyle Yatay Anlaşma parafe edilmiştir.

Bu anlaşma, Türkiye'nin AB havacılık sistemine olan entegrasyonunun önündeki engellerin kaldırılması, özellikle Tek Avrupa Hava Sahası (Single European Sky - SES) gibi Avrupa için son derece önemli olan projelere katılmak imkânı ve AB Havacılık Emniyet Ajansı (EASA) ile işbirliğinin geliştirilmesi açısından son derece önemlidir.

Sivil Havacılık sektörünün düzenlenmesi ve denetlenmesi konularında ülkemizdeki tek yetkili otorite olan Genel Müdürlüğümüz, uçuş emniyeti ve havacılık güvenliğinin en üst seviyelerde sağlanması amacıyla denetim faaliyetlerini ve mevzuat çalışmalarını tüm hızıyla sürdürmektedir.

Geçtiğimiz yıl yerli ve yabancı havayolu işletmelerine yapılan hava aracı emniyet denetimlerinde Avrupa’da 44 ülke içinde Fransa ve Almanya'dan sonra üçüncü sırada, denetimlerdeki artış oranı bakımından ise birinci sırada yer aldık. Rekor düzeyde yaptığımız denetimlerle, insanımızın güven içinde uçması için elimizden gelen her türlü gayreti gösteriyoruz. Geçtiğimiz günlerde AB Komisyonu’nun ulaştırmadan sorumlu bir üyesinin Türk havayolu şirketlerinin güvenlik standartları uyumunun Avrupa havayolları ile başa baş olduğunu söylemesi de bu açıdan son derece manidardır.

Değerli Ziyaretçiler,

2010 yılında Türk sivil havacılığında yaşanan önemli gelişmelerden biri de, Bölgesel Hava Taşımacılığı Projesi’nin hayata geçirilmesidir. Borajet’e 3 adet Turboprop (pervaneli) uçak ile tarifeli ve tarifesiz seferlerle yolcu taşımacılığı yapmak üzere Genel Müdürlüğümüz tarafından “Bölgesel Havacılık İşletme Ruhsatı” verilmiştir. Kısa pistlere bile rahatlıkla iniş ve kalkış gerçekleştirebilen 66 yolcu kapasiteli uçaklar ile İstanbul, Ankara, Tokat, Zonguldak ve Trabzon seferlerine başlamıştır. Bu uçuşların genişletilerek diğer noktalara da yayılması, bu illerin havayolu ile yurt dışı ile bağlantısının daha kısa sürede sağlanması açısından önem taşımaktadır.

Ayrıca bu yıl içinde, turistik değerlerimizin yoğun olduğu bölgelerin gelişmesi ve bölgesel ekonomiye artı değer kazandırılması amacıyla başlatılan Open-Sky Havaalanları Projesi’ne de start verilerek, Türk sivil havacılığında önemli bir adım atılmıştır. “Open Sky” Havaalanları Projesi, Türkiye ile ikili hava ulaştırma anlaşması bulunan ülkelerin havayollarının Samsun-Çarşamba, Nevşehir-Kapadokya ve Gaziantep Havaalanlarına kısıtlama olmaksızın uçuş gerçekleştirmesini içermektedir. Havayollarına yeni fırsatlar sunulması ve havaalanlarının tam kapasite ile çalışması açısından da büyük önem taşıyan proje çerçevesinde Ocak ayından bu yana söz konusu havalimanlarının yolcu ve uçak trafiğinde dört katına varan artışlar yaşanmıştır.

Bir diğer önemli gelişme de, sivil havacılık alanında ve hava araçlarının imalatına katkıda bulunabilecek teknolojide ülkemizde yaşanan gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin kendi uçağını imal etmesi ile ilgili önemli bir adımın atılmış olmasıdır. Konu ile ilgili kamu ve özel sektör kuruluşlarının yanısıra üniversitelerin katılımı ile 18 Mayıs 2010 tarihinde İstanbul’da Türkiye’de Yolcu Uçağı İmalatı konulu bir çalıştay düzenlenmiştir. 10. Ulaştırma Şurası’nda havacılık konusunda alınan kararların içinde yer alan Türkiye’nin kendi uçağını üretmesi konusundaki bu çalışma ile, mevcut teknolojik yeteneklerimizle hızla gelişen sivil havacılık sektöründe ihtiyaç duyulan hava araçlarını imal etme olanaklarımızı ve ekonomik olarak verimliliği tartışılarak bir yol haritası belirlenmiştir. Bu çalıştayın hemen ardından Başbakanımızın Latin Amerika ülkelerine yaptığı ziyarete katılan Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali YILDIRIM’ın Brezilya ile ortak uçak üretimi konusunda yaptığı görüşme ve bu konunun iki ülke arasında stratejik eylem planına dahil edilmesi de ülkemiz adına son derece gurur verici bir gelişme olmuştur.

İrlanda’da yanardağ patlaması sonucu oluşan ve başta Kuzey Avrupa Sahası olmak üzere tüm Avrupa’yı etkileyen kül krizi de, bu dönemde sivil havacılık gündemine damgasını vuran olaylardan biri oldu.

Avrupa havayollarına son 50 yılın en sıkıntılı günlerini yaşatan kül bulutu, binlerce uçuşun iptal edilmesine yüz binlerce yolcunun havaalanlarında mahsur kalmasına yol açtı. Avrupa genelindeki her 3 uçuştan 2'si askıya alındı ve uluslar arası örgütler kül bulutu gerekçesiyle uygulamaya konan uçuş yasakları nedeniyle sektörün 1,7 milyar dolar zarar ettiğini açıkladı. Kül krizinin ülkemizde çok ciddi boyutlara ulaşmaması ve havaalanımızın uçuşlara kapatılmamasına rağmen, Atatürk Havaalanı'ndan Avrupa'nın 30 noktasına yapılan uçuşların gerçekleştirilememesi, Türk havayolu işletmelerinin de etkilenmesine neden oldu. Avrupa ile kıyaslandığında Türk sivil havacılığını çok daha düşük seviyelerde etkileyen bu tür bir krizin bir daha yaşanmaması en büyük temennimiz.

Uçuş emniyetinin ve havacılık güvenliğinin ülkemizde en üst seviyede uygulanması için gerek denetimler gerekse mevzuat çalışmalarımız tüm hızıyla devam etmektedir. Operasyon, Bakım, Tescil, Lisans, havaalanı emniyeti, yer hizmetleri, iş yeri ve kolaylıklar, seyrüsefer emniyeti, seyrüsefer teknik hizmetleri, uçuş müsaadeleri, ikili anlaşmalar, havacılık güvenliği gibi Genel Müdürlüğümüzün sorumlu olduğu tüm alt başlıklarda faaliyetlerimiz aralıksız sürmektedir.

Havacılık sektörünün ihtiyaç ve beklentilerinin karşılanması, uluslararası mevzuata uyum konusundaki çalışmaların sektörle eşgüdüm içinde başarılı bir şekilde uygulanması, yeni gelişmeler ışığında sektörümüzün izleyeceği yol haritasının belirlenmesi açısından büyük önem taşıyan sektör toplantılarımızı da belirli periyotlarla düzenlemeye devam ediyoruz.

Son olarak, sivil havacılığımızdaki gelişmenin mimarı olan Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali YILDIRIM’a en içten şükranlarımı sunuyor, havacılık sektörümüzdeki tüm işletmelere iyi çalışmalar, havayolu işletmelerimize başarılı uçuşlar, yolcularımıza da iyi yolculuklar diliyorum..

 

 


Dr. Ali ARIDURU
Genel Müdür
xpur tasarım

Copyright 2009 © Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü. Tüm Hakları Saklıdır.